Atatürkün bilinmeyen fotoğrafları

İşte Atatürk'ün bilinmeyen fotoğrafları
Çankaya günışığına çıkmamış fotoğrafları toplayıp yayımladı

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Köşk'e veda etmek üzere olduğu bugünlerde yedi yıldır sürdürdüğü bir çalışmayı yayımladı: "Atatürk Terekesi" çalışması altında Atatürk'ün tüm eşyaları belgelenip kayıt altına alındı; bu liste, Ata'nın bulunan tüm fotoğraflarıyla birlikte arşive kazandırıldı



Geçen yıl bir araştırma için Çankaya Köşkü'ne gittiğimde görmüştüm bu fotoğraflardan birkaçını... Doğrusu hayretler içinde kalmıştım.
İnsan bunca yıl Atatürk ve yakın Türkiye tarihi üzerine belgeseller yapınca arşivlerdeki görsel malzemeye kısmen aşina oluyor.
Bunlar, hiç görmediğim karelerdi.
Nitekim Çankaya'daki yetkili söz konusu fotoğrafların, Köşk'ün özel fotoğrafçısı tarafından çekilen ve bugüne dek yayımlanmayan pozlar olduğunu söyledi.
O günden beri heyecanla bu arşivin açılacağı günü bekliyordum.
O gün, -biraz da manidar bir şekilde- tam Ahmet Necdet Sezer'in Köşk'ten ayrılacağı aya denk geldi.
Ve Atatürk'e ait 26 bin fotoğraflık arşiv günışığına çıkarıldı.

Nasıl derlendi?
Süreç, Sezer'in Köşk'ü devraldığı
2000 yılında başladı.
Basında Atatürk'ün bazı eşyalarının kayıp olduğu yolunda haberler yayımlanıyordu. Müzayedelerde Atatürk eşyaları, fotoğrafları, mektupları satışa çıkıyordu.
Köşk'te kaydı bulunan eşyalar bir başka il müzesinde saklanıyordu.
O zaman fark edildi ki, devletin elinde bir "Atatürk envanteri" yoktur. Yani hangi kurumda Ata'ya ait ne olduğunun kaydı tutulmamıştır.
Kargaşa oradan kaynaklanmaktadır.
Bunun üzerine bir "Atatürk envanteri" (yeni deyimle "tereke"si) oluşturabilmek için seferberlik başlatıldı.
Çankaya önce kendi kayıtlarını inceledi. Köşk'ün emekliye ayrılmış arşiv yetkilileriyle konuşuldu. Kendisinden geriye kalan özel anı ve fotoğrafları ile giysileri dahil tüm malvarlığı, 3. Sulh Hukuk Hakimliği'nce kayıt altına alınmıştı.
1937 sayfalık bu arşiv açıldı; bilgisayara girildi.
Listedeki eşyaların peşine düşüldü.
İlgili tüm kurumlara yazı yazıldı. Yurttaşlara duyuru yapıldı.
Ellerinde Atatürk'e dair ne varsa bildirmeleri istendi.
Ve zaman içinde cevaplar gelmeye, bağışlar yağmaya başladı.

Ortaya çıkan eşyalar
Görünen oydu ki, eşyaların çoğu kayıt altındaydı.
Saptanan hemen tüm eşya, kardeşi Makbule Hanım dahil herhangi bir mirasçısına bırakılmadığı için, doğrudan halka ve devlete kalmıştı.
Makbule Hanım kendisinde kalan eşyaları da, isteyen kuruluşlara bağışlamış, bu eşyalar 15 ayrı kuruma dağılmıştı.
Mesela İstanbul Belediyesi'nin elinde bu yolla bağışlanmış 62 parça Atatürk eşyası vardı.
Köşk'teki eşyaların bir kısmı Anıtkabir'e, Ziraat Bankası'na, Türk Ocağı'na, belediyelere veya başka kurumlara gönderilmişti. Onlar da sergileyemedikleri eşyaları başka kurumlara yönlendirmişlerdi.
O arada bazı değerli eşyalar da dağılmış gitmişti. Örneğin Atatürk'ün tek daktilosu Konya Müzesi'ne yollanmıştı.
Ona ait bir yorgan, Adapazarı Müzesi'nden çıkmıştı.
Kitapların bir kısmı Türk Dil Kurumu'nda, Türk Tarih Kurumu'nda, il halk kütüphanelerindeydi.
Köşk, bu çalışma sonunda kaydı bulunan eşyaların bir dökümünü yaptı ve geçen hafta tüm bunları "Atatürk Terekesi" başlıklı bir kitapla yayımladı.


Sürpriz fotoğraflar
Fotoğraflara gelince...
Aynı şekilde Köşk'teki fotoğraflar, albümler tarandı.
300 fotoğraf bulundu.
Sonra ilgili kurumlara yazıldı. Onlardan ellerindeki fotoğraf malzemesini yollamaları istendi.
TRT'den Ordu Foto Film'e, Basın Yayın Genel Müdürlüğü'nden Anıtkabir'e kadar devlet kuruluşlarından gelen fotoğraflar arşive eklendi.
Özel arşivler açıldı.
81 il valiliği yanı sıra 30 farklı kişi ve kurumdan 26 bin 604 fotoğraf derlendi.
Cemal Işıksel, Weinberg gibi önemli fotoğrafçıların albümlerinin yanı sıra gazete arşivleri ve Sipa Press gibi dünyanın itibarlı fotoğraf ajanslarının koleksiyonları da tarandı.
Çok kıymetli cam negatiflere ulaşıldı.
Bu arada Köşk'ün görevlileri müzayedelere katılıp bazı fotoğraflar satın aldılar.
Yedi yıllık bu çalışmanın sonunda 57 bin karelik dev bir arşiv oluşturuldu.
Buradan en iyi fotoğraflar ayıklandı.
Nerede, kaç yılında, kim tarafından çekildiği araştırıldı.
Fotoğraf derleme çalışması sırasında değişik arşivlerde farklı bilgilerle yeralan bazı fotoğraflara ait gerçek bilgiler ortaya konduğu gibi, kimi fotoğrafların öncesi ve sonrası da belgelenerek öyküler tamamlanmış oldu.
Ve fotoğraflar Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından Atatürk'ün 125'inci doğum yıldönümü anısına iki CD'de toplandı.
"Atatürk Terekesi", "Atatürk'ün Kitaplığı", "Atatürk'ten Kültürel Miras: Çankaya Köşkü Halıları" da kitap haline getirildi.
Şimdi Köşk, yedi yıllık bir dev çalışmayı bitirmiş ve Atatürk'ün arşivini nihayet belgelemiş olmanın huzuru içinde yurttaşlardan ya da kurumlardan gelecek yeni bağışları bekliyor.

Sofra şefinin objektifinden
Çalışmanın en önemli sürprizi bir özel arşivden çıktı:
Köşk'te Atatürk devrinde 13 yıl sofra şefi olarak çalışan ve Ata'nın büyük güvenini kazanan İbrahim Ergüven, görev yaptığı süre içinde sürekli fotoğraf da çekmiş ve bunların negatiflerini 1938'den 2003'e kadar 65 yıl saklamıştı.
Köşk müracaat edince, 103 yaşında ölen Ergüven'e ait 65 makara fotoğraf Çankaya'ya bağışlandı. Bunlar tab edildi. Ve Atatürk'ün hiç görülmemiş fotoğrafları böylece ortaya çıkarıldı.
Bazı örnekleri bu sayfada ilk kez yayımlanan 2 bin 300 fotoğraflık bu koleksiyon, Köşk arşivinin en nadide parçalarını oluşturdu.

Kaynak: Can Dündar

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !