Dar boğazdayım, sıkıştım...

Aklına diğer dünya gelir, bilirsin ki burada misafirsin, gelenlerin hepsi göçmüş, bazısı iz bırakabilmiş bazısı toz bile olamamış. O an aklında ne yar ne yaran kalır. Sadece Yaratıcının o ilk kutsal anda kulağına fısıldadığı nağmeler vardır kulağında ve çınlamaktadır. Herşey bir film şeridi gibi geçmeye başlar gözünün önünden, umursamamazlık edemezsin zira yaşanmışlıkların sahibi de sorumlusu da sensindir. Ne kadar iyilik yapsan da görünmez bunlar, bir kalemde silinmiştir... Aleni olan sadece yaşatılan mutsuzluklardır bir bakıma... Umursamazsın başta ama onlar seni bir gölge gibi takip ederler. Umursamamaya devam edersen de karanlık bir köşe başında sıkıştırırlar seni. O an en azılı mafyayla tanışırsın, ismi vicdandır. Sen ne kadar gerçeklerden kaçsan da her daim yanındadır, beriki köşededir, hazır kıta beklemektedir.
Tüm bunları bilip de hala hayata küskün durmak, bu da olmadı deyip sürekli ardına bakarak boşuna çabadır ve gereksiz detaylardır. Bu detayları atlayıp hayatın güzelliklerini görebilmek de bir kadırgalıda olandan daha büyük cesaret ister. O cesarete sahip olan insan da hayata kocaman bir kitap bırakıp gider ki sonsuza kadar okunsun...




Şiir Edebiyat Siteleri